ADNAN OKTAR: Baştan sona insanı acz içinde yaratır. Mesela bir insan saçını yıkamadığında ne hale geldiğini biliyorsunuz, gözünü yıkamadığında gözünün ne hale geldiğini biliyorsunuz. Kulağı aynı şekilde, ağzı aynı şekilde, burnu aynı şekilde, vücudunun diğer azaları da öyle. Hep özellikle insanları dünyadan soğutacak acz salgılarıyla yaratılmıştır ki dünyaya hırsla bağlanmasınlar diye. Mesela uyku ve yorgunluk da özel olarak verilir, dünyaya hırs yapmasınlar diye, yani bitaplık, yorgunluk. Hastalıklar da özel verilir. Bütün hastalık çeşitleri teker teker verilir. Mesela grip, nezle, kanser, ülser, baş ağrısı, migren… Mesela bak televizyon programları oluyor, sağlık programları, bitmiyor sağlık programları. Şimdi diyor migrenle ilgili konuşacağız diyor, kaç çeşit migren var, efendim bilmem 21 çeşit migren çeşidi vardır diyor, sayıyor sayıyor bitmiyor. Göz ağrıları, göz hastalıkları.. ucu sonu yoktur. Kulak hastalıkları, ucu sonu yoktur. Özel yaratılır ki dünyada, insanlar bıraksınlar dünyayı. Mesela eklem hastalıkları, mesela boyun fıtığı oluyor. İnsanların çok büyük bir bölümü, yüzde sekseninde boyun fıtığı var, değil mi? Omurga fıtıkları oluyor, çok yaygındır. Aman bayanlar falan belleri ağrır falan, işte kolu ağırır, omzunda mesela eklem romatizmaları. Binlerce hastalık çeşidi yaratmıştır Allah ki, bu dünyaya hırs yapmayalım diye, ama insanlar daha da delice bağlanıyorlar, daha da. Mesela hastanede kanser adam daha hala orada fabrikanın hisselerinin ne olacağını, artık yani diyorlar, 15 günü kalmış bunun diyorlar yani falan. Orada bile, oraya gelip kavga yapıyorlar, değil mi. Hatta ölüyor adam, ölüsünde bile nereye gömüleceği ile ilgili kavga yapıyorlar. Yani mermer kaplama yaptıralım diyorlar, lahitini diyorlar. Şöyle denize baksın diyor. Öbürü diyor ki, denize ne gerek diyor, göl manzaralı olsun diyor. Memnun oluyorlar yani. İnşaAllah. Yani aile mezarlıkları mesela, çok süslü-püslü falan, adam övünüyor, bak diyor gösteriyor aile mezarlığını. Kardeşim sen toprağın altına kalıyorsun, zaten sen direkt ahirete intikal edeceksin, sen yani mezarın altında gidip, oradan çıkıp ara ara boğazın denizlerini seyredecek halin yok ki. Yani ne yapacaksın manzaralı şeyi sen? Ölü nereden bilsin senin üsteki mermer lahitini, şununu-bununu falanı feşmekanı, değil mi?